Sigorta Tahkim Komisyonuna Başvuru İle Araç Değer Kaybının Tazmini

Trafik kazası sonrası araçta meydana gelen değer kaybının tahsili Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılacak dava ile olabileceği gibi Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılacak başvuru ile de olabilir.
Ortaklığın Giderilmesi Davaları

Eski adıyla izale-i şüyu, yeni adıyla ortaklığın giderilmesi davaları, paylı (müşterek) ya da elbirliği (iştirak halinde) ile mülkiyete konu olan taşınmaz veya taşınır mallarda paydaşlar arasında mevcut olan birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip şahsi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı bir dava türüdür.
Hizmet Tespiti Davaları

Hizmet tespiti davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Davanın açıldığı yerde İş Mahkemesinin bulunmaması halinde ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Hizmet tespiti davalarında davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi yetkili olduğu gibi işçinin işini yaptığı yer mahkemesi de yetkilidir.
Araç Değer Kaybı

Araç değer kaybı; trafik kazası geçirmiş ve hasara uğramış bir aracın piyasa rayicine göre bedelinin düşmesidir. Kaza sonucu hasar gören araç, tümüyle orijinal parçaları ile tamir edilse dahi araçta değer kaybı meydana gelecektir.
Araçta değer kaybı meydana gelmesinin asıl nedeni kaza sonrası tramer kaydının yapılmasıdır. Kaza sonrası işlem gören ve tramer kaydı olan bir aracın satılması, işlem görmemiş ve tramer kaydı olmayan bir araca göre çok daha zordur. Bu şekilde satılan araçların hiç kazaya karışmamış ve işlem görmemiş emsallerine göre daha ucuza satılması nedeniyle kazadan dolayı meydana gelecek zararın sürücünün kusur oranı da dikkate alınarak tazmin edilmesi gerekmektedir.
ARAÇ DEĞER KAYBI TALEP EDEBİLMENİN ŞARTLARI NELERDİR?
Çift taraflı kaza olması,
Değer kaybı talep edecek tarafın kazada %100 kusurlu olmaması,
Araçta bir hasar oluşması,
Parçaların daha önce başka bir kaza nedeni ile onarılmamış olması,
Araçta ağır hasar (pert) kaydı olmaması.
DEĞER KAYBINI KİM KARŞILAR?
Değer kaybını ödemesi gereken taraf, meydana gelen kazada kusuru bulunan taraftır. Değer kaybının tazminin talep edecek tarafın gerçekleşen trafik kazasında kusursuz olması veya tam kusurlu olmaması gerekmektedir.
Kusursuz olma durumunda araç sahibi meydana gelen değer kaybının tamamını talep edebilmekte iken, tam kusurlu olmaması halinde meydana gelen değer kaybını kusurunun bulunmadığı oranda alabilmektedir.
DEĞER KAYBI KARŞI TARAFIN SİGORTA ŞİRKETİNDEN TALEP EDİLİR.
Araç sahiplerinin her yıl yaptırmakta olduğu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortalarında ödenen primlerin içerisinde değer kaybı teminatı da yer almaktadır. Bu teminat, trafik kazası yaptıktan sonra başka bir araca zarar verdiğimizde devreye girmekte ve kazada meydana gelen değer kaybını karşılamaktadır. Dolayısıyla araç değer kayıpları kusurlu olan araç sahibi veya sürücüden değil, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının yaptırıldığı sigorta şirketinden talep edilir.
ARAÇ DEĞER KAYBI TAZMİNATI NASIL HESAPLANIR?
Araç değer kaybı hesaplamasında aşağıdaki unsurlar dikkate alınır:
Aracın marka ve modeli,
Aracın model yılı ve trafiğe çıkış tarihi,
Aracın kaza anındaki kilometresi,
Aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre ikinci el piyasasındaki rayiç değeri,
Aracın hasar geçmişi ve niteliği, (pert kaydı)
Aracın daha önce onarım gören parçaları.
“Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir.” (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi – 2017/10599)
Aracın yalnızca plastik tampon aksamı, camları, mekanik motor aksamı gibi bölümlerinde meydana gelen hasarlar ve buna ilişkin onarımlar değer kaybı hesaplanmasına dâhil edilmemektedir.
Aynı zamanda araçta ağır hasar kaydı (pert kaydı) olması hâlinde ve kaza sonrası hasar gören parçaların daha önce de onarım görmüş olması hâlinde değer kaybı çıkmayacaktır.
ZAMAN AŞIMI
6098 sayılı Borçlar Kanununun 72. Maddesi uyarınca “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”
Buna göre, araç değer kayıplarına ilişkin taleplerde zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrar.
Trafik Kazası Tazminat Davası

Trafik kazası nedeniyle tazminat davası; en az bir aracın katıldığı bir trafik kazası sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanma gibi bedensel zararlar ya da kazaya karışan tarafların malvarlıklarında meydana gelen zararların giderilmesi amacıyla açılan davadır.
Bu davanın açılmasındaki hukuki sebep, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda yer alan haksız fiile ilişkin tanımlamaya dayanmaktadır.
“Madde 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”
TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASINDA YETKİLİ MAHKEME
Ölümlü veya yaralamalı trafik kazalarına ilişkin açılacak tazminat davasında birden fazla yetkili mahkeme vardır.
Davalının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkeme genel yetkili mahkemedir (HMK m.6).
Birden fazla davalı olması halinde davalılardan birinin ikametgâhının bulunduğu mahkemede diğer davalılara karşı da dava açılabilir (HMK m.7).
Trafik kazasının meydana geldiği yerde bulunan mahkemede dava açılabilir (HMK m.16).
Trafik kazası nedeniyle zarar gören davacının ikametgâhının bulunduğu yerdeki mahkemede dava açılabilir (HMK m.16).
Davalının sigorta şirketi olması hâlinde; sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede dava açılabilir (HMK m.14).
TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASINDA GÖREVLİ MAHKEME
Ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarına ilişkin açılacak tazminat davasında kural olarak görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir (HMK m.2).
Davanın sigorta şirketlerine karşı açılması halinde davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir (TTK m.4,5).
TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASINI KİMLER AÇABİLİR?
Trafik kazası neticesinde yaralanma meydana gelmişse, yaralanan şahsın bizzat kendisi maddi ve manevi tazminat talepli dava açabilir. Ayrıca ağır bedensel bir yaralanma ve uzuv kaybı söz konusu ise zarar görenin kişinin yakınları manevi tazminat davası açabilir (TBK m.56).
Trafik kazası neticesinde ölüm meydana gelmişse, ölenin yakınları maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Ölen kişi evliyse eş ve çocuklarına, evli değilse anne ve babasına destek verdiği karine olarak kabul edilir. Bu kişilerin tazminat davası açabilmesi için ölen kişiden destek aldıklarını ispatlamaları gerekmemekte iken ölen kişinin üçüncü derece akrabalarının (dayısı, amcası, teyzesi…) destek aldıklarını ispatlamaları gerekmektedir.
YARALAMALI TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASINDA HANGİ ZARARLAR İSTENEBİLİR?
Bu davada zarar gören kişi, tazminat sorumlularına karşı maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Yaralanan kişinin ağır bedensel bir yaralanma veya uzuv kaybetmesine bağlı olarak yaralanan kişinin yakınları manevi tazminat talep edebilir.
Yaralamalı trafik kazası sonucu zarar gören kişinin talep edebileceği tazminatlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56.maddelerinde belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 54.maddesine göre zarar gören kişinin talep edebileceği maddi tazminat kalemleri şunlardır:
“Madde 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
Tedavi giderleri.
Kazanç kaybı.
Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.”
Türk Borçlar Kanunu’nun 56.maddesine göre zarar gören kişi manevi tazminat talebinde bulunabilir:
“Madde 56- Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
ÖLÜMLÜ TRAFİK KAZASI TAZMİNAT DAVASINDA HANGİ ZARARLAR İSTENEBİLİR?
Bu davada ölen kişinin yakınları, tazminat sorumlularına karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilir. Ölen kişinin yakınlarının talep edebileceği tazminatlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 ve 56.maddelerinde belirtilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 53.maddesine göre ölen kişinin yakınlarının talep edebileceği zararlar şunlardır:
“Madde 53- Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
Cenaze giderleri.
Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.”
Türk Borçlar Kanunu’nun 56.maddesine göre ölen kişinin yakınları manevi tazminat talebinde bulunabilir:
“Madde 56- …Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.”
TRAFİK KAZASI NEDENİYLE TAZMİNAT DAVASI KİME KARŞI AÇILIR?
Trafik kazası TBK m.49 gereği haksız fiil olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla açılacak tazminat davası da haksız fiilin sorumlularına karşı açılmaktadır. Ancak trafik kazalarında, araç sahiplerinin her yıl yaptırdığı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları gereği haksız fiili bizzat işleyenler dışında sigorta şirketlerinin de tazminat sorumluluğu bulunmaktadır. Trafik kazası neticesinde ölüm, yaralama veya herhangi bir malvarlığı zararı nedeniyle aşağıdakilere maddi ve manevi tazminat davası açılabilmektedir:
Araç Sahibi : Araç sahibinin, Karayolları Trafik Kanunu’nun 85.maddesi gereği tazminat sorumluluğu vardır.
Aracın Sürücüsü : Trafik kazasında kusurlu olması halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 49.maddesinde yer alan haksız fiil hükmü çerçevesinde tazminat sorumluluğu vardır.
Aracın İşleteni : Trafik kazasına karışan aracın işleteninin de Karayolları Trafik Kanunu’nun 85.maddesi gereği tazminat sorumluluğu vardır.
Sigorta Şirketi : Trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası veya İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko poliçesi) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketinin de ölüm, yaralama ve diğer zararlardan KTK m.91 gereği sorumluluğu bulunmaktadır. (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesine göre; sigorta şirketi, zorunlu sigorta limitine kadar zararı karşılar.)
ZAMANAŞIMI
Zamanaşımı, meydana gelen trafik kazasında malvarlığına yönelik bir zararın meydana gelmesi, tarafların yaralanması ya da ölmesi durumlarına göre değişiklik göstermektedir. İki zamanaşımı süresinden hangisi davacının lehine ise, o süre esas alınacaktır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununa göre:
“Madde 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.”
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre:
“Madde 109- Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhâlde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.”
Örnek vermek gerekirse; meydana gelen trafik kazası taraflardan birinin yaralanmasına sebebiyet vermişse 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89.maddesinde yer alan taksirle yaralama suçu da işlenmiş olacaktır. Taksirle yaralama suçuna ilişkin dava zamanaşımı, aynı kanunun 66.maddesinin 1.fıkrasının e.nolu bendinde sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Bu durumda trafik kazası nedeniyle açılacak tazminat davasının zamanaşımı iki yıl değil sekiz yıl olarak hesap edilecektir.